Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) istihdam odaklı yeni eğitim politikası, meslek liselerinde taşları yerinden oynatıyor. Sektörün değişen ihtiyaçları doğrultusunda mesleki eğitim programlarında köklü bir revizyona gitmeye hazırlanan Bakanlık, bazı bölümlerin kapısına kilit vurmaya hazırlanıyor. Gelen son bilgilere göre, radikal değişikliğin merkezinde bu kez en çok tercih edilen alanlardan biri yer alıyor.
Büyükşehirlerde Talep Patlaması Vardı, Ancak Karar Kesinleşiyor
Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde öğrencilerin en yoğun ilgi gösterdiği Bilişim Teknolojileri alanı, kademeli olarak kapatılma riskiyle karşı karşıya. Sektör temsilcilerinin talepleri ve işgücü piyasasındaki yeni yönelimleri gerekçe gösteren MEB, bilişim alanının yerine daha "işlevsel" ve doğrudan üretime yönelik farklı bölümleri ikame etmeyi planlıyor. Öğrenci talebinin yüksek olmasına rağmen önceliklerin değişmesi, eğitim dünyasında şaşkınlık yarattı.
Öğretmenleri Norm Fazlası Sıkıntısı Çoktan Sardı
Sahadan gelen bilgilere göre bu hamle, sadece öğrencileri değil, binlerce eğitimciyi de doğrudan etkileyecek. Bilişim Teknolojileri alanının kademeli olarak tasfiye edilmesiyle birlikte, bu bölümlerde görev yapan çok sayıda öğretmen norm fazlası olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. Öğretmenler arasında şimdiden tayin ve görev yeri değişikliği tedirginliği başlamış durumda.
Bölümler Tamamen Yok Olmuyor: "Merkez Okul" Modeli Geliyor
Bakanlığın planı, bilişim teknolojileri eğitimini tamamen ortadan kaldırmak değil, dağınık yapıyı sonlandırmak. Yeni modele göre:
* Bilişim bölümleri her okulda bulunmayacak.
* Bunun yerine, belirlenecek spesifik ve sınırlı sayıdaki meslek lisesinde bu alanlar toplanacak.
* Bilişim eğitimi almak isteyen öğrenciler yalnızca bu "merkez okullara" yönlendirilecek.
Hedef Ne?
MEB, bu bütçesel ve mekânsal daralmayla alan bazlı yoğunlaşma sağlamayı, her okulda laboratuvar açmak yerine belirli okullarda çok daha donanımlı ve yüksek teknolojili eğitim ortamları oluşturmayı hedefliyor. Ancak bu durumun, binlerce öğrencinin erişimini zorlaştıracağı ve öğretmen norm kadrolarını ciddi şekilde eriteceği belirtiliyor.
