Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda, eğitim sisteminde tarihi bir reformu hayata geçirdi. "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" (TYMM) adını taşıyan yeni müfredat, sadece bir yöntem değişikliği sunmakla kalmıyor; dilden tarihe, coğrafyadan felsefeye kadar uzanan geniş bir yelpazede yerli ve milli bir terminolojiyi merkeze alıyor. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in daha önce vurguladığı "milli ve manevi değerleri ön plana çıkarma" vizyonu, yeni müfredatın yapı taşını oluşturuyor. Yeni modelde, eğitim dünyasının klasikleşmiş "öğrenme hedefi" ve "kazanım" ifadeleri rafa kaldırılarak yerine "öğrenme çıktısı" kavramı getirildi.
Tarih ve Coğrafyada Çarpıtılmış Kavramlara Son
Bakanlık kaynaklarından edinilen bilgilere göre, tarih ve coğrafya derslerinde batı merkezli veya genel geçer ifadelerin yerini milli hafızaya uygun şu kavramlar alıyor:
"Orta Asya" Yerine Türkistan: Coğrafi sınırları ve tarihi bağları netleştirmek adına artık "Türkistan" ifadesi kullanılacak.
"Ege Denizi" Yerine Adalar Denizi: Tarihi haklar ve coğrafi gerçekler doğrultusunda bu deniz "Adalar Denizi" olarak zikredilecek.
Tarihi Gerçekler Netleşiyor: "Haçlı Seferleri" yerine Haçlı Saldırıları, "Bizans" yerine Doğu Roma, "Tehcir Kanunu" yerine ise Sevk ve İskân Kanunu ifadeleri müfredattaki yerini aldı.
Asılsız İddialara Karşı Milli Duruş: "Ermeni Meselesi" ve "Pontus Meselesi" gibi ifadeler, yerini "Asılsız Ermeni İddiaları" ve "Asılsız Pontus İddiaları" tanımlarına bıraktı.
Vatan Savunması Üç Boyutlu: Mavi, Gök ve Yeşil Vatan
Yeni modelde "Vatan" kavramı, sınırların ötesinde bir derinlikle işleniyor. Coğrafya derslerinde su kaynakları, hava sahası ve ormanlar milli egemenlik vurgusuyla yeniden tanımlandı:
"Su kaynaklarımız" yerine Mavi Vatan,
"Türkiye'nin hava sahası" yerine Gök Vatan,
"Ormanlarımız" yerine ise Yeşil Vatan kavramları kullanılacak.
Ayrıca dış politikadaki insani duruş, tarihteki "İskân ve İstimalet" (hoşgörü) politikalarıyla ilişkilendirilerek anlatılacak. Küresel hak ihlalleri kapsamında ise Gazze, Doğu Türkistan ve Hocalı gibi Türkiye'nin gönül coğrafyasındaki kritik bölgeler müfredata dahil edildi.
Sosyal Bilimlerde Büyük Dönüşüm: Yapay Zekâ ve Safsatalar
Felsefe, sosyoloji ve psikoloji dersleri, öğrencilerin ezberden sıyrılıp güncel dünyayı anlamlandırabileceği dinamik bir yapıya kavuşturuldu:
Felsefe: Kronolojik felsefe tarihi yerine güncel problemler üniteleştirildi. Müfredata çevre etiği, sanal dünyadaki ontolojik anlam kaybı, teknoloji taraftarlığı/karşıtlığı ve safsata türleri gibi çağdaş konular eklendi.
Sosyoloji: Oryantalizm, self-oryantalizm, avrupamerkezcilik, prekarya, İslam karşıtlığı ve yapay zekâda algoritmik ayrımcılık gibi modern sosyolojik kırılmalar ders kitaplarında yer bulacak.
Psikoloji ve Mantık: Psikolojide soyut teoriler yerine ergenlik, stres yönetimi, siber zorbalık, psikolojik sağlamlık ve travma sonrası büyüme gibi öğrencinin hayatına dokunan başlıklar öne çıkarıldı. Mantık dersine ise sosyal medyadaki dezenformasyonu ayırt edebilmek amacıyla informel mantık ve paradokslar eklendi.
Bilim, Dijital Haklar ve Gelecek Projeksiyonu
Müfredat, çağın gereksinimlerini de ıskalamıyor. Matematikte "Algoritma ve Bilişim" ayrı bir tema olarak işlenirken; Kimya dersine ilk kez yeşil hidrojen, nanoteknolojik ürünler ve biyouyumlu malzemeler gibi geleceğin teknolojileri entegre edildi.
Demokrasi ve İnsan Hakları dersinde ise dijital dünyanın getirdiği yeni hukuk düzeni ele alınarak "Unutulma Hakkı", "Dijital hak arama" ve "Dijital Çocuk Hakları Sözleşmesi" gibi kavramlar müfredata girdi. Bu modern haklar anlatılırken, Türk-İslam medeniyetinin tarihsel birikimi olan Fatih Sultan Mehmet’in Bosna Fermanı ve Medine Sözleşmesi gibi tarihi vesikalara atıf yapılacak.
