İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, medya temsilcileriyle bir araya gelerek okul güvenliğinden siber suçlarla mücadeleye kadar pek çok kritik başlıkta önemli açıklamalarda bulundu. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan saldırıların ardından okul güvenliğinin tüm boyutlarıyla yeniden ele alındığını belirten Bakan Çiftçi, 81 il valiliğine gönderilecek yeni güvenlik genelgesinin detaylarını paylaştı.
İşte Bakan Çiftçi’nin açıklamalarından öne çıkan başlıklar ve okullarda uygulanacak yeni güvenlik modeli:
Okullarda 7 Basamaklı Güvenlik Dönemi
Bakan Çiftçi, okul güvenliğini sadece asayiş meselesi olarak görmediklerini vurgulayarak, yedi basamaklı bir çerçeve üzerinde çalıştıklarını açıkladı. Bu strateji; risk ve tehdit analizlerinin yenilenmesi, fiziki güvenlik önlemlerinin artırılması, erken uyarı sistemi, takip görevi, rehberlik-güvenlik koordinasyonu, bakanlıklar arası eşgüdüm ve acil durum farkındalık eğitiminden oluşuyor.
Bakan Çiftçi, sürece dair şu ifadeleri kullandı:
"Meseleyi sadece bir asayiş başlığı olarak görmedik; okul güvenliğini bütün boyutlarıyla yeniden ele aldık. Öncelikle bütün okulların çevresi yeniden risk esaslı değerlendirilecek; giriş-çıkış yoğunluğu, öğrenci hareketliliği, servis güzergâhları, kör noktalar ve çevresel risk alanları tek tek gözden geçirilecek."
Gece Bekçileri ve Köy Korucuları Görev Başında
Yeni düzenlemeyle birlikte kolluk kuvvetlerinin görünürlüğü en üst seviyeye çıkarılacak. Bakan Çiftçi, "Okul giriş ve çıkış saatlerinde kolluk görünürlüğü artırılacak. Metruk yapılar, parklar, internet kafeler ve öğrencilerin yoğun bulunduğu güzergâhlarda devriye ve denetimler sıklaştırılacak," diyerek güvenliğin sadece bina içinde kalmayacağını belirtti. Ayrıca gece bekçileri ve köy korucularının da okul güvenliği süreçlerine dahil edileceği öğrenildi.
Dijital Riskler ve Akran Zorbalığına Yakın Takip
Bakan Çiftçi, güvenliğin fiziki önlemlerle sınırlı kalmayacağını, çocukların psikososyal durumlarının da izleneceğini ifade etti:
"Meseleyi sadece bina güvenliği olarak görmüyoruz; akran zorbalığı, tehdit dili, dışlanma, öfke kontrolü, içine kapanma ve dijital risk işaretleri de yakından izlenecek. Devamsızlık yapan, okul ile bağı zayıflayan ve risk altında olduğu değerlendirilen çocuklar için okul-aile-rehberlik-kamu kurumları arasında daha yakın izleme ve destek süreci kurulacak."
Bu kapsamda her okulda okul müdürü, rehber öğretmen, en yakın kolluk amiri ve sosyal hizmet uzmanından oluşan bir "Güvenlik Kurulu" kurulacak ve bu kurullar her ayın ilk haftasında düzenli olarak toplanacak.
Siber Suçlarla Mücadele: "Dijital Alan Hukuk Dışı Değildir"
Okul saldırıları sonrası dijital mecralarda yürütülen dezenformasyon ve provokasyon faaliyetlerine de değinen Bakan Çiftçi, çarpıcı veriler paylaştı. Sanal devriyeler aracılığıyla 2025 yılında 210 binin üzerinde, 2026'nın ilk aylarında ise yaklaşık 87 bin hesap kullanıcısının tespit edildiğini belirtti.
Bakan Çiftçi siber operasyonlarla ilgili şu bilgileri verdi:
"Sadece bu iki okul saldırısı sonrasında saldırgan içerikli 539, provokatif içerikli 379 hesap yöneticisi veya kullanıcısı hakkında gerekli işlemler başlatıldı. 'C31K' isimli oluşuma ait Telegram üzerinde faaliyet gösteren 259 kanal kapatıldı. Sokakta suça nasıl geçit vermiyorsak, sosyal medya ve dijital mecralarda suçu öven yapılara da aynı kararlılıkla müdahale ediyoruz. Sanal dünya da hukuk dışı bir alan değildir."
