Türk Eğitim-Sen’in hukuki mücadelesi sonucunda, eğitim çalışanlarının hak arama hürriyetinde emsal niteliğinde bir yargı kararına imza atıldı. İdari baskılar ve mesnetsiz soruşturmalarla görevinden uzaklaştırılan okul müdür yardımcısının haklılığı mahkeme kararıyla tescillendi.
Süreç Nasıl Gelişmişti?
Görev yaptığı eğitim kurumunda çeşitli iddialarla karşı karşıya kalan okul müdür yardımcısı;
Hakkında açılan disiplin soruşturmaları neticesinde cezalandırılmış,
Bu süreçlerin ardından yönetim görevinden alınarak başka bir okula öğretmen olarak atanmıştı.
Türk Eğitim-Sen’in sağladığı hukuki destekle yargıya taşınan olayda, idarenin tüm işlemlerinin hukuki dayaktan yoksun olduğu gözler önüne serildi.
Yargıdan İdarenin Kararlarına Ağır İnceleme
Dosyayı mercek altına alan yargı mercileri, verilen disiplin cezaları ile görevden alma işlemlerinde hukuka uyarlık bulunmadığını belirterek şu dikkat çekici gerekçelere yer verdi:
Delilsiz Disiplin Cezaları: Soruşturma raporlarında yer alan isnatların somut hukuki delillerden yoksun olduğu ya da ilgili disiplin cezalarının daha önce mahkemelerce iptal edildiği tespit edildi.
Özel Yaşama Saygı Vurgusu: Görevden almaya gerekçe gösterilen, görevle hiçbir ilgisi bulunmayan kişisel paylaşımların idari işlemlere dayanak yapılamayacağı açıkça vurgulandı.
Somut Gerekçeden Uzak Atama: Müdür yardımcısının başarısız olduğuna dair hukuken geçerli hiçbir somut tespite yer verilmediği; bu nedenle yapılan atama işleminin hizmet gerekleri ve kamu yararı ilkeleriyle bağdaşmadığı hükme bağlandı.
